MÜSLÜMAN HASTALARIN TEDAVİSİNDE VE İLAÇ UYGULAMASINDAKİ PROBLEMLER
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

Dergi Abonelik

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

EDITOR'DEN
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • G?da Raporu Kitab? Hakk?nda
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, ?thalatç?, Sat?c?, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • G?da Günlü?ü Hizmetinizde
  • Domuz Tart??mas?
  • Okuyucu Sorular?na Cevab?m?z

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    66705109
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

    Çocuk Egitimi

    Helâl Erleri

    YASAL UYARI

     

    MÜSLÜMAN HASTALARIN TEDAVİSİNDE VE İLAÇ UYGULAMASINDAKİ PROBLEMLER


    Gönderen:huseyin Tarih: 01/04/2014 21:56
    ilaclar MÜSLÜMAN HASTALARIN TEDAVİSİNDE VE İLAÇ UYGULAMASINDAKİ PROBLEMLER. 1

    Müslümanların en hassas olduğu ve en gafil avlandığı durumlar da hasta olduğu zamanlardır. Böyle durumlarda ekseriye hastamız soluğu, sıfatı doktor olan bir takım insanların önünde alır. Ağrısını, sancısını, hastalığını iyi etmesi için bu insanlardan medet bekler.

    Bugün, maalesef şifayı Allah (c.c)’ dan bekleyeceğimiz yerde Allah (C.C)’ ın kullarından ve de ilaç denilen bir takım maddelerden bekler duruma geldik. Bir hastalıktan ya da bir ameliyattan kalktık mı hemen “hayatımı felan doktora borçluyum”. “falan doktor hayatımı kurtardı” “feşmekân ilaç beni hayata dödürdü” gibi ifadeler kullanırız. Bu ifadelerde dikkat edilirse, farkına varılmadan itikadi bir yanlışlık yapılmaktadır. Hayat veren, şifa veren yalnız ve yalnız Cenab-ı Hak’tır. Bu kudreti Allah (c.c)’ ın kullarına yakıştırmakla maazallah şirke girme tehlikesi vardır.

    Diğer önemli bir husus da bugün, ilaç sanayi de maalesef çoğunluk gayrimüslim ve kozmopolitlerin ve gafillerin elindedir. Bu yüzden Müslümanlar çok büyük tehlikeler ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bu tehlikelerin en önemlilerini sıralayacak olursak: Birincisi; çeşitli gazete ve mecmualarda da belgelendiği gibi bu ilaç sanayini elinde tutan batılı emperyalist güçler bizim gibi İslam ülkelerinde satın aldıkları şebekeler vasıtası ile birçok ilaçlarını bizim hastalarımızın üzerinde tecrübe etmekte, açıkcası bizleri kobay olarak kullanmaktadır. İkincisi; bu fabrikaların İslami bir inancı ve endişesi bulunmadığı, aksine bazıları İslam düşmanı düşünce ve eylemler içerisinde bulundukları için ilaçlarda dinimizce haram olan pek çok maddeyi çekinmeden, hatta seve seve kullanmaktadırlar.

    Mesela Tranon isimli ilaç domuzun guatr bezi (Tiröid bezi) ekstratından yapılmaktadır. Çocuklara verilen Vidaylin şurup ise bir litre de 5 gr. alkol ihtiva etmektedir. İlaçlarda kullanılan kapsüller jelâtinden imal edilmektedir. Jelâtinin imalatında ise halen büyük çoğunlukla domuz kemik ve derileri kullanılmaktadır. Bazı zamane fetvacıların istihaleye uğradığı palavrası ile domuzdan da olsa helalleğini iddia etseler de Müslümanların uzak durması efdaldir. Cilt merhemi ve kremlerinin pek çoğunda ise maalesef domuz yağı bulunmaktadır. Daha pek çok ilaçları saymak mümkündür. Hazık hekim olma yolunda olan bir doktor kardeşimiz bu konuda akla hayale gelmedik meselelerin bulunduğunu yaptığı kontrollerin sonunda binlerce ilacın içinden ancak 50 civarında ilacı reçeteye yazabildiğini ifade etmiştir.

    Bütün bu açıklamalardan sonra Peygamberimiz (s.a.v)’ ın birkaç hadisini burada zikretmek istiyorum.

    “Şüphesiz ki, Allah (c.c) hem hastalık, hemde onu tedavi eden ilaç indirmiştir.”
    “Her hastalık için bir deva yaratmıştır. O halde kendinizi tedavi edin, haram ile tedavi olmayın”. (Ebu Davud)

    “Şüphesiz ki Allah sizin şifanızı size haram kıldığı şeylerde kılmamıştır”. (Buhari, İbn Mes’ud (r.a)’ dan rivayet edilmiştir.

    Bütün bunlara karşı kendimizi koruyabilmek için. Hastalıklarımızda gizli açık Allah (c.c’ )dan korkan Müüslüman bir tabib bulmaya çalışmak birinci adım olmaktadır. Bu da yeterli değil, ilaçları bizim de tetkik ve incelemeye tabi tutmaya çalışmamış gerekir. Daha da emniyetli olabilmek için şifalı bitkilerle tedavi yolunu öncelikle kullanmaya gayret etmemiz uygun olur. Bu hususta kıymetli Prof. Dr. Ali Nihat ESKİOĞLU Bey kardeşimiz kitabında ne güzel açıklamalarda bulunmuş. Bütün kardeşlerimizin bu küçük kitapçığı okumalarını ve daima el altında bulundurmalarını tavsiye ederiz.

    Sağlıklı beslenmenin modern dünyaya ayak uydurmanın bir parçası olarak görüldüğü günümüzde insanlar, yavaş yavaş sofralarındaki beyaz ekmeği kaldırmaya, organik ürün pazarlarına uğramaya, GDO’suz ürünler tercih etmeye, az yağlı-az tuzlu tüketmeye, sağlık programları izlemeye başlamışken, biz işin biraz da Helal ve Tayyib yaşam tarzına açıklık getirmek istiyoruz.

    Halkının kahir ekseriyeti Müslüman olan bir toplumda yaşıyor olmamız, pek çoğumuzun yiyecek ve içeceklere olan itimadını artırıyor olabilir. Bir kısmımız ise Müslüman bir toplumda yaşıyor olmamıza rağmen, tavuğumuzun kuru yolma tavuk olmasına, güvendiğimiz kasaptan etlerimizi temin etmeğe dikkat ediyor olabilir. Ancak yiyecek ve içeceklerde gösterdiği bu seçici hassasiyeti, kullandığı ilaçlar için de gösteren kaç insanımız var?



     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 15


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.